Yangın Çıkaran İtfaiyeciler: Fahrenheit 451

Yangın Çıkaran İtfaiyeciler: Fahrenheit 451

Bilim kurgu türünde, distopik roman denince akla gelen kitapların başında olan Fahrenheit 451 romanı, Ray Bradbury tarafından yazılmış ve 1951 tarihinde basılmış. Kitabın ismi “Fahrenheit 451” kitap kağıdının tutuşma derecesinden gelmektedir.

Fahrenheit 451

Oldukça iyi kurgulanmış ve akıcı bir dile sahip olan Fahrenheit 451 hikayesiyle çok ilgi çekiyor. Blog başlığında da belirttiğim gibi, hikayenin içinde bulunduğu Dünya’da itfaiyeciler yangın söndürmek yerine yangın çıkaran devlet memurları olarak çalışıyorlar. Kitapta geçen distopik dünya mevcut bulunduğumuz yılın çok daha ilerisinde geçiyor tahminen 2500 yılları.

Romanın hikayesinde geçen yıllarda, yanmayan evler, duvarda yer alan tüm duvarı kaplayan televizyonlar, güvenlik amaçlı mekanik tazı isimli itfaiye departmanı için çalışan bir robot ve son hız arabalar yer alıyor. Bu dünyada itfaiyecilerin görevi hiç kalmayana kadar tüm kitapları yakmak. Çünkü; insanların kitaplar yüzünden zihinlerinin meşgul olmaları, sürekli sorgulamaları ve huzursuz olmaları istenmiyor. Sadece üst düzey devlet yetkililerinin koydukları kurallara ve yasaklara istisnasız uyulması, insanların cahil olması ve tek düze standart bir yaşam sürmeleri isteniyor. Fahrenheit 451, otoriter devlet yapısı ile George Orwell’ın “1984” isimli romanı ile oldukça benzer.

yakmak-bir-zevkti-fahrenheit-451
Yakmak Bir Zevkti Fahrenheit 451

“Yakmak Bir Zevkti.”

Hikayenin başlangıcı hakkında kısa bir özet;

Hikayenin baş karakteri Guy Montag, itfaiyeci olarak görev yapmakta. Gece gündüz çalışan Montag, diğer itfaiyeciler gibi buldukları kitapları yakmakla görevli. Fakat bir gün kapı komşusu olan 17 yaşında bir kızla tanışıyor. Onunla olan diyaloğu ile Montag’ın düşünceleri değişiyor. Aslında mutlu olmadığını ve hislerinin kaybolduğunu anlayan Montag, her gün yakmış olduğu kitapların aslında tam olarak ne olduğunu ve içlerinde ne anlatıldığını merak etmeye başlıyor. Yakmış olduğu kitapların belki de mutluluğunu geri kazandıracağı düşüncesine kapılıyor. Montag’ın bu düşüncesi yasakları delmesine ve otoriteye karşı gelmesine sebep oluyor. İşte bu noktada romanın asıl hikayesi başlıyor…

Spoiler vermemek için hikaye hakkında daha fazla detay vermek istemiyorum. Vakit ayırıp okumanıza değecek bir eser.

Kitabı satın olmak isterseniz burada ki bağlantıya tıklayabilirsiniz. Keyifli okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir